Yirminci yüzyılın başlarında Albert Einstein tarafından hayatımıza dahil edilen, kara delik kavramı üzerine; günümüze gelinceye kadar sayısız fikir ayrılıkları yaşanıyor, fakat bir sorunun cevabı bulunamıyordu. Acaba kara delikler gerçek olabilir miydi?

Bilim dünyasını uzun yıllar meşgul eden bu soruya, geçtiğimiz haftalarda büyüleyici (!) bir fotoğrafla cevap bulduk.

Genel görelilik kuramı başta olmak üzere, pek çok çalışmanın ispatı niteliğindeki fotoğrafın detaylarına inmeden önce, kara deliklerin gizemli yapısını sizlerle tanıştırmak istiyorum.

Dile kolay; sınırsız çekim gücüne sahip, ışığı bile olay ufkuna hapseden bir oluşumdan bahsediyoruz. Gerçi kara deliklerin, evrenin en büyük gizemi olarak nam salmasının sebebi de buradan geçiyor: taviz vermeyen, saptanamayan yapıları… Kara delik bileşenlerinden birini, olay ufkunu inceleyerek daha net bir yargıya ulaşabileceğimizi düşünüyorum.

Olay ufku, dönüşü olmayan bir sınırdan oluşuyor. Bu sınır aşıldığında, kara delikler kaçınılmaz bir hal almakta. 53 milyon ışık yılı uzaklığımızdaki, M87 Galaksisi’nde çekilen fotoğrafta, olay ufkunu da net bir şekilde gözlemleme fırsatı yakalıyoruz. Peki gezegenimizin 53 milyon ışık yılı uzaklığındaki bir fotoğraf, bizimle nasıl buluştu?

200 kişilik bilim kadrosu; dünyanın farklı bölgelerinde konuşlandırılmış 13 teleskobu M87 Galaksisi yönüne çevirerek, 10 gün süren gözlemlere başladı. Ancak tahmin edilmeyen bir sorun oluşuyor; 10 günlük sürenin sonunda elde edilen veriler, internet üzerinden gönderilemeyecek kadar birikiyordu.

Bu noktada, verilerin sabit sürücülerde depolanma süreci başladı. Ardından, verilerin birleştirilmesi ile, devasa kara deliklerin ilk görüntüsü karşımıza çıktı.

Paylaşılan fotoğrafta, genel görelilik kuramı adı altında yapılan çalışmaların ilk ispatını görmekteyiz. Artık bilim dünyası tarafından, kara delikler hakkında daha somut adımlar atılabilecek. Peki, bilim ve uzay üzerindeki çalışmalarda sınıf atlamamızı sağlayacak fotoğrafın algoritmasını kimin oluşturduğunu merak ediyor musunuz?

Katie Bouman; bilgisayarlı görme üzerinde çalışmalar gerçekleştiren, 29 yaşındaki kadın bilgisayar bilimci. Uzayın derinliklerindeki çalışmaların önünü açan bilim insanın kadın olması da, tabuları yıkarak çalışmayı daha değerli bir hale dönüştürüyor.

Kara deliğin bilim dünyasındaki karşılığı artık Powehi. Powehi, yerel dilde “süslü karanlık” anlamına geliyor. Powehi’nin adını, gelecek zamanlardaki bilim ve uzay çalışmalarında sıklıkla duyacağımız aşikâr 🙂

CEVAP VER

Yorumunuzu yapın
Lütfen isminizi giriniz